12 Ekim 2012

Bol fotoğraflı Antakya gezisi - 2


   Antakya gezimin 2. postuyla karşınızdayım :) Bu posttaki durağımız Harbiye şelaleri,diğer adıyla Daphne ... Nasıl harika bir yer,nası güzel bir ortamdı anlatamam . Anca gidip görmeniz lazım diyeceğim ama fotoğraflarla da bir nebze sizi oraya götürebilirim tabi ? ;) Şırıl şırıl su sesleri arasında gezdik Harbiye'de .. Önce sizlere Daphne efsanesinden bahsedeceğim ,sonra fotolara geçeceğiz . Ben okuduğumda çok ilgimi çekmişti, sizi de etkileyeceğini sanıyorum :)



   "Zeus'un oğlu Işık Tanrısı Apollon, ırmak kenarında genç ve güzel bir kız görür. Bu eşsiz güzelin adı Defne'dir. Apollon'un içinde arzular uyandırır. Onunla konuşmak ister. Fakat Defne, Işık Tanrısı'nın içinden geçenleri anlamıştır. Kaçmaya başlar. O kaçar, Apollon kovalar. Çapkın Tanrı bir taraftan kaçma seni seviyorum diye bağırır. Defne ise Tanrılarla sevişen kadınların başlarına neler geldiğini bildiği için korkuya kapılır ve kaçmaya devam eder. Apollon'a gelince, bu güzel periyi mutlaka yakalamak istemektedir. Aralarındaki mesafe gittikçe kısalır ve bir an gelir ki Defne, Apollon'un sıcak nefesini saçlarının arasında duyar. Artık kurtuluş imkanı kalmadığını anlayan Defne, birden durur ve ayağı ile toprağı kazıyarak şöyle bağırır: 

-"Ey toprak ana, beni ört, beni sakla, beni koru". 

Bu içten yalvarış üzerine Defne organlarının ağırlaştığını, odunlaştığını hisseder. Olgun göğsünü gri bir kabuk kaplar, kokulu saçları yapraklara dönüşür, kolları dallar halinde uzar, körpe ayakları kök olup toprağın derinliklerine dalar, bir defne ağacı oluverir.

Bu manzara karşısında şaşıran Apollon, Defne'nin ağaç oluşunu hayret ve üzüntü ile seyreder. Sonra da sarılır ve sert kabukları altında hala çarpmakta olan kalbinin sesini duyar ve şöyle seslenir:

-"Defne, bundan sonra sen, Apollon'unn kutsal ağacı olacaksın. O solmayan ve dökülmeyen yaprakların, başımın çelengi olacak. Değerli kahramanlar, savaşlarda zafere ulaşanlar, hep senin yapraklarınla alınlarını süsleyecekler. Şarkılarda, şiirlerde adımız yanyana geçecek". 

Bu tatlı sözler üzerine Defne, dallarını eğerek Apollon'u saygı ile selamlar. "






Adamın oturduğu yerin güzelliğine bakar mısınız ... :)
















8 yorum:

audrey dedi ki...

ben harbiyeyi hiç sevemedim belki de gittiğimiz yerlerin neticesindedir. bakalım bu bayram belki buralara gideriz bizimkiler bi aynı yeri bellemişler kafalarından hep oraya..

Junkhead dedi ki...

audrey, biz ailecek çok beğendik yahu nasıl beğenmezsiin aaa :)

Selen dedi ki...

şahane bir yer!nasıl beğenmediniz bunu iyi gezmemenize bağlıyorum :)) çünküü apollon ile defnenin gözyaşları selalesine bir uğramalısınız hele o şelalenin dibinde ızgara tavuk keyfi hiçbirşeye değişilmez

Junkhead dedi ki...

Selen, sanırım yorumunu audrey arkadaşa yazdın :) Gerçekten harika bir yerdi Harbiye .. O ortam mutlaka görülmeye değer .

audrey dedi ki...

canım benim eşim oralı bütün sülalesi orada o nedenle diyorum ya biyer bellemişler hep oraya hep oraya diye ve kendi sevdikleri yerlere götürdükleri için gezemiyorum doğru dürüst kafama göre.. ben de o nedenle sevmez hale geldim artık harbiyeyi..

Junkhead dedi ki...

audrey,anladım canım :) O şekilde insan sıkılır tabi .. Rahat rahat her köşesini gezsen seversin ;)

audrey dedi ki...

evet aynen öyle.. bayramda yine gidiyorum bakalım bu sefer gezebilecekmiyim..ama en azından yiyip içiyorum istediğim gibi..:-))

Selen dedi ki...

audrey hanım bırakın kocayı gezin tozun bu sefer :)) bu arada evet junkhead cevabı ona yazmıştım.Ha birde harbiye Atatürk parkı var ördeklerin bi sürü olduğu harbiyeye çok yakın sağdan devam ediliyor.orayı da görmelisiniz.:)

Yorum Gönder